HALKIMIZA VE KAMUOYUNA

Tarihte görülmemiş böyle çok aktörlü bir komplonun gerçekleşmesi ...

9 Ekim 1998 uluslararası komplosunun 22. yılına giriyoruz. Komploya karşı mücadelede şehit düşenleri minnet ve saygıyla anıyoruz. Şehitlerimizin Önder Apo’ya büyük bağlılığı özgürlük mücadelemizin başarısının gücü olmaya devam edecektir. Halkımızın komploya öfkesi özgürlük mücadelesine yönelik her türlü komployu yenilgiye uğratacaktır.

Uluslararası komplo Kürt halkını iradeli kıldığı ve Ortadoğu’da halkların kardeşliğine dayalı demokratik bir sistemi yaratmak istediği için Önder Apo’yu hedeflemiştir. Önder Apo hala da özgür Kürt gerçeğini yarattığı ve Ortadoğu’da halkların kardeşliğine dayalı bir siyasi sistem mücadelesi yürüttüğü için İmralı’da ağır tecrit altında tutulmaktadır. Ancak uluslararası komplo Kürt halkının özgürlük ve Ortadoğu halklarının demokrasi mücadelesini durduramamıştır. Önder Apo’nun dediği gibi; bu tarihsel komplo gelişmeleri hızlandırmıştır.

Tarihte görülmemiş böyle çok aktörlü bir komplonun gerçekleşmesi Önder Apo ve Özgürlük Hareketimizin devrimci, değiştirici ve dönüştürücü gücüne duyulan korkunun sonucudur. Ancak çağa uygun bir devrimci düşünce ve eylem ortaya çıktığında bunu ne ordular ne şu zenginlik ne de şu baskı durdurabilmiştir. Bu nedenle Önder Apo kendisine yönelik tarihsel komplonun tüm gerçekliği ve potansiyel devrimci güçleri açığa çıkaracağını belirtmiştir. Nitekim o günden bugüne hem Kürdistan'da hem de Ortadoğu’da önemli gelişmeler ortaya çıkmıştır. Bugün Kürdistan genelinde özgürlük bilinci, iradesi ve ortaya çıkardığı sonuçlar 21 yıl öncekinden çok fazladır. Ortadoğu halkları ise üzerlerindeki ölü toprağı atarak tarihlerine yaraşır toplumsal mücadeleler içine girmişlerdir. Ortadoğu’nun tarihsel toplumsal gücü ayağa kalkmış durumdadır.  Önderliğine kavuştuğunda hiçbir bölgesel yada uluslararası güç bu ayağa kalkışın önünde duramayacaktır.

15 Şubat 1999’da Önder Apo’nun esaretiyle sonuçlanan bu komployla istenen sonuç alınamadığı için şimdi PKK ve Kürt Özgürlük Hareketi üzerinde yeni bir komplo tezgahlanmak istenmektedir. Bölgenin sorunlarını çözemeyen, aksine ağırlaştıran güçler Özgürlük Hareketi şahsında halkların özgürlük özlemlerini boğmak istemektedirler. 3 PKK yöneticisi hakkında ödüllü arama kararı çıkarılması ve bu temelde Özgürlük Hareketine yönelik saldırıların her yerde artırılması çeşitli güçlerin ortaklığında Özgürlük Hareketimize yönelik bir komplo içinde olunduğunu göstermektedir.

1998 yılında Özgürlük Hareketimiz karşısında yıkılma noktasına gelen soykırımcı sömürgecilik uluslararası ve bölgesel gericiliğe dayanarak Özgürlük Hareketimize yönelik bir komplo gerçekleştirmişti. AKP-MHP şahsında soykırımcı sömürgecilik bugün de yıkılma noktasına gelmiştir. Bu nedenle yine kendisini dayatarak, pazarlayarak çeşitli güçlerin desteğini alıp Özgürlük Hareketimizi tasfiye etmek istemektedir. Öyle ki saldırılardan sonuç alamadıkça daha fazla destek verin, benim soykırımcı saldırılarıma ortak olun diyerek bağırmakta ve çağırmaktadır. Kendisini her konuda bir şantaj aracı haline getirmesi soykırımcı sömürgeciliğinin yıkılışını önlemek içindir.

Türkiye'nin ekonomik, siyasi, toplumsal ve kültürel durumu 1998 yılına benzemektedir. Çürüme her yerde başını alıp gitmiştir.  Kürt Özgürlük Hareketini bastırmak için tüm kurumlar, toplumsal değerler ve devlet geleneği bir tarafa bırakılmıştır. Vatan söz konusuysa gerisi teferruattır sözünün tek ideolojik, tek siyasal ve toplumsal değer hale getirilmesi bu iflasın ifadesi olmaktadır. Artık tüm kurumsal biçimler, yasalar ve her türlü kural bir tarafa bırakılmıştır. Güçsüzlüğünün ve yıkılmasının ifadesi kendisini böyle ortaya koymaktadır.

AKP-MHP faşist iktidarı tüm imkanlarını kullanarak Özgürlük Hareketini tasfiye etmek için saldırmaktadır. Uluslararası komplo dönemindeki Kürt düşmanlığı, Kürde ait her şeye saldırma bugün de aralıksız yapılmaktadır.  Ancak buna karşı ‘Güneşimizi Karartamazsınız’ direnişi şehitlerinin ruhuyla her yerde fedaice direnilmektedir. Bedeller verilerek yürütülen bu tarihi direniş günümüzde gerçekleştirilmek istenen komployu da boşa çıkaracaktır. Bugün kırılmaz bir irade ile gösterilen bu direniş İmralı’daki tecridi de kıracak, saldırılar püskürtülerek Kürt halkının özgürlüğü temelinde Türkiye dahil tüm Ortadoğu ülkeleri demokratikleştirilecektir. Bu temelde Ortadoğu’da demokratik uygarlık çağına ulaşılacaktır.

 

 

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı

7 Ekim 2019


Yazdır   e-Posta