’Tarih Mutlaka Kendi Kahramanlarını Yaratır’’

Böylece evrensel tarih Önderliğimizin, Özgürlük Hareketimizin ve bizim yani Kürt toplumunun nabzında atıyor...

Biz Kürt toplumu ve enternasyonalist devrimcileri olarak her bir anımızda Kahramansı Bir Tarih Hakikatini Yaşıyoruz. Çünkü yaşadığımız Tarihsel ve Evrensel Hakikat, böyle olmasını emrediyor. Gerçekten de yaşadığımız bu Tarihsel ve Evrensel Hakikat; olağan üstüdür, muhteşemdir, nadidedir, mucizevidir, şaheserdir, niteliklidir, özlüdür, ilk tözdür, özneseldir, maksimum bir var oluştur ve yepyeni bir evrensel yaratımdır.

Bizler Kürt Özgürlük Hareketi ve enternasyonalist devrimciler olarak Önderliğimizin de dediği gibi “tarihin nabız atışlarını” ruhumuzun ve beynimizin derinliklerinde hissederek yaşıyoruz. Bizler bundan dolayı Tarihsel Hakikat ile bütünleşmiş ve tüm varlığımızla bu evrenselliği yaşıyor ve yaşatıyoruz. Böylece tüm Evrensel Tarih Hakikatin diyalektik yasası varlığımızda ve ya varoluşumuzda anı anına yaşanıyor. Her attığımız adım, her aldığımız nefes, her düşündüğümüz an, her gördüğümüz, duyduğumuz gerçeklikler bile tüm bu Evrensel Tarih Hakikatinin hissiyatı, bilinci ve ruhuyla evrensel diyalektik yasasının anlamsal gücüyle sentezlenerek öznel “tarihin nabız atışlarıyla” birlikte başarıya ve özgürlüğe doğru yürüyoruz.

Önderliğimiz bundan ötürü tüm geçmiş evrensel tarihi anımızla, anımızı da evrensel tarihle sentezleyerek diyalektik ve evrensel hakikat yasasıyla bütünleştirebildi. Bunun için her bir devrimcinin yaşadığı an, evrensel tarih hakikati oluyor. Tüm tarih de, bizim yaşadığımız anın evrensel ve diyalektik hakikatinde tecelli ediyor. Biz devrimciler olarak Önderliğimizin bu evrensel ve tarihsel diyalektik yasalarının zihniyetiyle var olduğumuz ve yaratıldığımız için bizler ÖNDER APO’NUN yoldaşları olarak bu kadar aydın, net, berrak, saf, temiz, doğru, iyi, güzel, etik ve estetik olabiliyoruz. Önderliğimizin kişiliğinde var olan tüm özellikleri arasında sadece bu saydığım birkaç tane özelliği bile tüm evrensel tarih sürecinde hep öznel, tözsel ve hiçbir zaman eskimeyen evrensel diyalektik hakikat yasasının kendisi oluyor. Bundan ötürü nabzımız –Önderliğimizle birlikte- evrensel tarih hakikatiyle atıyor, evrensel tarih hakikati de nabzımızda ve hatta ruhumuzda daha da ötesi tüm var oluşumuzda atıyor. Bu temelde Önderliğimiz bize evrensel tarihi ve anı, anı ve evrensel tarihi bal kıvamında sentezleyerek bize verdi. Bize düşen ise bu evrensel tarihi ve anı ruhumuzun, beynimizin, belleğimizin ve tüm varlığımızda içselleştirmek, özümsemek ve yaşamsallaştırmak kalıyor!

Bundan ötürüdür ki her yeni bir atılımlarımızda tarihsel, toplumsal ve evrensel düzeye kavuşmuş kahramanlarımız ortaya çıkıyor. Kırk, kırk beş yıllık mücadele tarihimizde sayılamayacak kadar –ki evrensel tarihin ol emriyle- kahramanlarımız yaşandı, bize rehber ve öncü oldular. Yolumuzu aydınlattılar. Bize ışık oldular. İrade, güç, bağlılık, söz, direniş ve kararlılık düzeyimizi derinleştirip ve geliştirdiler. “Tarihin nabız atışlarını” Önderliğimizin ve bu kahramanlarımızın sayesinde kalbimizin en derin atışlarında ve ruhumuzun deryasında hissetik ve yaşadık.

Evrensel tarih bu kahramanlarımızın her anında kendisini dile getirdi ve bu kahramanlarımızın her anında ise evrensel tarih hakikati dile geldi. Evrensel tarih ve kahramanlarımız tek bir hakikatti. İkisi de, evrensel diyalektik yasasının bütünselliğiyle sentezlenerek bir hakikat oldular.

Böylece evrensel tarih Önderliğimizin, Özgürlük Hareketimizin ve bizim yani Kürt toplumunun nabzında atıyor. Böylelikle evrensel tarih bizimle, davamızla birlikte kendisini anlamlandırıyor, dile getiriyor, vücut buluyor ve bizleri büyülüyor, büyütüyor, geliştiriyor, yaratıyor, en önemli olan tarafı da bizleri evrensel hakikat haline getiriyor.

Bize düşen tarihsel görev ve sorumluluklarımız ise bu kutsal kahramanlarımızın yolunda yürümek, onları yaşatmak ve yaşamsallaştırmaktır! Hiçbirisini unutmamaktır! O kahramanlarımızın adlarına yaraşır; şiirler, destanlar, efsaneler, hikâyeler, flimler, belgeseller, fotoğraf albümleri, Slayt, resim sergilerini, heykeller, türküler vs. kısacası tüm sanat dallarında yaşatarak, Onların sayesinde onursallaşalım, tarihselleşelim, evrenselleşelim ve hakikat yasasına ulaşalım!

Önder APO’NUN dediği gibi “Tarihin nabız atışları yürü ya kulum dediğinde, onu dinleyeceksin, yürüyeceksin ve başaracaksın!” Tüm kahramanlarımız sadece bu evrensel ve tarihsel diyalektik yasasının hakikatini yerine getirdiler; “dinlediler, yürüdüler ve başardılar!”

Hey dinleyin millet! Herkes duysun, herkes görsün ve herkes kulak versin; şu Feleğin evrensel, tarihsel diyalektik yasasının hakikatine bir baksın! Artık Evrensel Tarih, Kahramanlar ve Başarılar bizim lehimizde çark ediyor! Böylece bizler de anlam gücüne ve anlam derinliğine kavuşabiliyoruz! Tüm varlığımızın derinliklerinde bu ölümsüzlerimizin evrensel tarihin kahramanlarını ruhumuzda yaşayalım ve yaşatalım!

PKK, Şehit Çalışmaları Komitesi


Yazdır   e-Posta